
“SABAHSIZ GECELER”
Rodop sıradağları olabildiğince güzelliğini sergilerken insanoğlunun hizmetine, küçüklü büyüklü köyler süslerdi dağların eteklerini. Gümülcine’nin doğusunda ise, Rodop’ların ovaya uzantısının ilk basamağı gibi göze çarpardı Sirkeli köyü. Önceleri yakaya sırtını dayamışken, sonraları düz,
açıklık alana doğru yayılmış, Kara Bakla Ovası’na doğru adeta kollarını uzatmıştı. Ne gündüzlerine doyulurdu, ne gecelerine.
Tertemiz bir hava sarmalardı her yeri. Hele hele sabahlar, tadına doyum olmaz bir şeydi. Ezan sesinin kulaklara yaydığı titreşim ruhlarda yankılanırken, Mevlâ’sına yakın olmanın hazzını duyardı mahlukâtın en şereflileri.